Sonucu Daralt
Yayıncı Kategori
Etiketler
Fiyat Aralığı
Eser Sahibi
Sıralama : Göster :
Toplam 25 kayıt bulunmuştur Gösterilen 1-20 / Aktif Sayfa : 1
DOSYA: EDEBİYAT VE FUTBOL RÖPORTAJ: PROF. DR. MUSTAFA S. KAÇALİN
20 TL.
DOSYA: EDEBİYAT VE SU RÖPORTAJ: FERİDÜDDİN AYDIN
20 TL.
DOSYA: YÜZ YIL SONRA ÖMER SEYFETTİN RÖPORTAJ: FATMA ÇİÇEK DERMAN
20 TL.
DOSYA: EDEBİYAT VE ÖLÜM RÖPORTAJ: UĞUR DERMAN
20 TL.
KARABATAK DERGİSİ 48. SAYI DOSYA EDEBİYAT VE KIŞ RÖPORTAJ NECATİ ÇELİK
20 TL.
LEYL OLMADAN LEYLA OLMAZ Şairler geceye karışmadan yıldızların ışığı yeryüzüne ulaşmaz. Bir parça geceyle mayalamaya çalışırken mısralarını, uykusuz gözlerine Leyla’nın aksi düşer. Sabah dedikleri de odur zaten. Leyla’nın leylden geldiğini bütün sözlükler yazar. Leylin gece anlamına geldiğini bilmeyenler ne bilsin; Leyl olmadan Leyla olmaz. Yıldızların en çok çölde parlaması bu yüzdendir. Mecnun bütün edebiyatçılar adına çöle düşmüştür. Bir meteor gibi düşmüştür çöle. Bir gece parçasıdır çölü aydınlatan.
15 TL.
Karabatak Dergisi'nin 1(Bir) yıllık aboneliğini kapsamaktadır.
120 TL.
Hayal adamlarının, hayal ülkelerin özlemini duymasından daha doğal ne olabilir. Yaşadığı dünyanın yaralarına muhayyilesinde şifa arayan ne çok şair ve yazar vardır âlemde. Her şeyi söylemenin mümkün olduğu bir yerin varlığını derinlerinde hisseden Orhan Veli, “Bir yer var, biliyorum; / Her şeyi söylemek mümkün;” derken o yere ad bulmakta zorlanan Ahmet Haşim, bir işaret zamirine tutunarak “O Belde”yi aramaya koyulur: “O belde / Hangi bir kıt'a-yı muhayyelde?” Şehir de icat eder yazarlar; ada da, ülke de ica
15 TL.
İnsan olamayınca tanrı olmaya çalıştı beşer. Başaramayınca tanrıya insan zaafları yükleyerek evcilleştirmek istedi onu.Böylece bu üstün ve meçhul varlık karşısındaki korkularından kurtulacak, kendi zaaflarını taşıyan bir tanrıdan en fazla aile bireyleri kadar çekinecekti. Öte yandan tabiat olaylarını anlamlandırmak için de ihtiyacı vardı onlara. Zeus fırlattığı içindi, deprem oluyorsa tanrılar bir canavarı dağların içine hapsettiklerinden.
15 TL.
Gerçek içinde yeni bir gerçeklik oluşturmaya çalışan edebiyat, gerçeğe yeni bir şekil vererek onu alışkanlıkların pençesinden kurtarmaya çalışır. Hakikatte bir tahrife gidilmemiş, ona yeni bir ruh üflenmiştir belki. Şair sözü elbette hakikattir bu yüzden. Bu yüzden her gerçek şair ve edip, hakikati diri bir yaklaşımla yansıtan bir dil ve göz yenileyicisidir. O halde edebiyatın ahlakla olan ilişkisini irdelerken öncelikle enstrümanın akorduna bakmak durumundayız. Zira akortsuz bir enstrüman kimin elinde olur
15 TL.
Okurken de şifa bulabiliyor insan yazarken de. O halde tıpla edebiyat arasında kadim bir köprüden söz edebiliriz. Aristo sanata tıbbi bir görev yüklemiş, şiirin yardımıyla tutkuları harekete geçirerek, ruhu arındırmak istemiştir. Bu noktada “katharsis”ten söz etmek gerekir. Katharsis Yunanca’da, sanat aracılığıyla bedeni duygusal rahatsızlıklardan “Arındırma” demektir. Yüzyıllar boyu tiyatronun işlevlerinden biri bu olmuştur. Rilke’nin Malte Laurids Brigge’nin Notları adlı romanı da birçok konunun yanı sı
12 TL.
İnsanı keşfetme yöntemlerinden biridir edebiyat; meçhulu ve malumu. Bazen bilinenlerin bilinmeyenlerden daha fazla keşfedilecek tarafı vardır; görünende ne çok görünmeyen saklı. Mehmetçik bizim için meçhul bir varlık değil kalbimizdir, yaşatmak için çarpan. Bu sıcak kelimede Muhammed vardır, muhabbet vardır, merhamet vardır. Hakkı vardır şiirlerle, hikayelerle, romanlarla anılmaya. Napolyon'un Rusya seferi Tolstoy'a "Harp ve Sulh"u yazdırdı. I. Dünya Savaşı Remarque'a "Garp Cephesinde Yeni Bir Şey Yok"u. Me
12 TL.
Her şehrin kıvılcımları vardır hatırladıkça hafızalara düşen, Kudüs'ün yüzlerce yıldır sönmeyen yangını. Öyle bir beldedir ki burası gören de yanar, görmeyen de. Lut gölüne 24, Akdeniz'e 52 kilometre uzakta gösterir haritalar oysa kalbimizin dibindedir. Deniz seviyesinden 747 metre yüksekteymiş, ah kimseler bilmez asıl yüksekliğini. Kudüs üzerinde bir Kudüs olduğuna daha inanılır, kim bilir kaç Kudüs var Kudüs içinde.
12 TL.
KLASİĞİ OLMAYANIN MODERNİ OLMAZ Edebiyat tarihinin görkemli muhafızları olan klasikler, köklerimize ulaşmada kutsal birer eşlikçiye dönüşerek dünü, günü ve geleceği aynı düzlemde buluştururlar. Eskinin bizi yepyeni kucaklamasıdır bu. Ancak bu kucaklamayla kendimizi bulur ve iyileşebiliriz. Aksi takdirde evimize uğramayışımızın hikayesi yılan hikayesine döner; kuşaktan kuşağa zehrini akıtan. Dünya Batı'dan ibaret değildir, dünya klasikleri Batı klasiklerinden ibaret değil. Köklerimizi saklayan toprağa borcu
12 TL.
Bir insanın cebine elini daldırmakla düş dünyasına sızmak arasında suçun ağırlığı ve cezai müeyyide arasında ne yazık ki orantısızlık vardır. Hayale el uzatma çoğu zaman hafife alınmakta, dahası çekinmeksizin itiraf edilebilmektedir. Kurt Vonnegut “Otomatik Piyano” isimli eseri için Huxley’in “Cesur Yeni Dünya”sından neşeli bir parça yırttığını, ancak onun da Zamyatin’in “Biz”inden neşeli bir parça yırttığını, söyleyebilmiştir. Kimileri Zamyatin’i yağmalayanları Huxley ve Vonnegut’la sınırlı tutmamakta, Ayn
12 TL.
Yüce Allah, Hz. Âdem’e eşyaların ismini öğretirken en yüksek payelerden birini onun neslinden gelecek âdemoğullarına verdi. Bir nesneyeismiyle hitap etmek, ona hükümranolmak, emri altına almak demekti bir nevi. Bu güçle donanan insan, konuşmak ve hitap etmek suretiyle ruhunu yonttukça yonttu da bazen keskin bir kılıca bazen parlak bir bıçağa dönüştü. Yontulan insan değildi aslında; diliydi. Dil şekillendikçe bir büyü sadır oldu ondan, dinleyenler efsunlandı. Hak yolunda kullanıldığında fetihler gerçekleşti
12 TL.
Sıralama : Göster :
Toplam 25 kayıt bulunmuştur Gösterilen 1-20 / Aktif Sayfa : 1