fincanda nefesi buz
dilde kesik bir tat, susmak yeter
avuçlarındaki çizgi duaya denk
asıyor ipe dinlensin
gün yüzü görsün sevapları
harfler döküldü etlerden
lime lime olmuş saçlar yerde
sanmıştı kendini, on dördünde bulmuştu
geri çekilmiş ırmağı arıyor hâlâ
düşürdüğü cümlelerde